Telehaber.com

Ana Sayfa - Üyelik - İletişim

Tüm Haberler  -  Son Dakika  -  Güncel  -  Ekonomi  -  Dünya  -  Spor  -  Politika  -  Yaşam  -  Kültür Sanat  -  Magazin - Yerel Haberler
23 Kasım 2008 Pazar 11:45 

Haberlerinde Ara:

Yerel Haberler

Gündemdekiler
Recep Tayyip Erdoğan
Abdullah Gül
Deniz Baykal
Köksal Toptan
Muzaffer Tekin
Binali Yıldırım
Devlet Bahçeli
Ali Babacan
Melih Gökçek
Beşir Atalay
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Konya
Adana
Diyarbakır
Trabzon
Gaziantep
Politika
AKP
CHP
Anavatan
DYP
Recep Tayyip Erdoğan
Deniz Baykal
Spor
Fenerbahçe
Galatasaray
Beşiktaş
Trabzonspor
 

 
 Son Dakika Haberleri
 Gazete Haberleri
 Haber Siteleri

 

Aşk, kadınlar ve Fellini

Yaklaşık 40 yıla yakın görkemli kariyeri boyunca unutulmaz filmlere imzasını atan "sinema büyücüsü" Federico Fellini'nin seçme yapıtları İstanbul Modern'de mart ayı boyunca sinemaseverlerle buluşuyor. Federico Fellini: Aşk Kadınlar ve Gösterişli Saplantılar başlıklı toplu gösterim kapsamında büyük ustanın Beyaz Şeyh, Cabiria'nın Geceleri, Ruhlarin Giulietta'sı, Satyricon, Roma, Sekiz Buçuk gibi unutulmaz filmleri seyirciyle buluşacak.
Hürriyet, 14.03.2006 00:05


Haberin Devamı »»

Arkadaşına Gönder | Yorum Yaz
 
Okuyucu Yorumları
serhat ararat
KÜRT KONFERANSI’NIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!.. PKK’nin şiddete dayandırdığı tek sesli siyaseti, demokratik ortamlarda sürdürmesi mümkün değil!.. Sorunlar; ancak şiddet üretmeyen, demokratik bir ortamda çözülebilir!.. Geçen hafta sonu Bilgi Üniversitesi'nde düzenlenen “Türkiye'nin Kürt Meselesi” konulu konferansa 'PKK'nın silah bırakması' tartışmaları damgasını vururken, şiddete dayalı tek sesli siyasetin, demokratik ortamlarda sürdürülmeyeceğinin de bir kez daha altı çizildi. Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Empati Grubu tarafından 11-12 Mart 2006 tarihinde Bilgi Üniversitesi'nde düzenlenen 'Türkiye'nin Kürt Meselesi' konulu konferansa katılan çok sayıda aydın ve siyasetçi, PKK’ye “silah bırakma ve şiddete son verme” çağrısında bulunurken, PKK çizgisinde sivil siyaset yapmaya soyunan bazı siyasetçiler ise, Kürtlerin yerine yine İmralı-Kandil’in tercümanı olmaya devam ettiler. 'Kürt Meselesi'nin Evrimi ve Tarihi Arka Planı' başlıklı ilk oturumda konuşan Uluslararası Kürt İnsan Hakları Merkezi kurucusu ve eski başkanı Sertaç Bucak, PKK’nın şiddet politikasına yönelik tavrını net bir şekilde ortaya koydu. Silahlı mücadele döneminin geride kaldığını ve bugüne kadar hiçbir sorunu çözmediğini vurgulayan Bucak, PKK’ye, şiddet politikasına son vererek, derhal silah bırakma çağrısı yaptı. Sorunların çözüme kavuşması için Kürtlerin de değişen koşullara uygun, kendilerini geliştirmeleri gerektiğini belirten Bucak, şöyle konuştu: 'Sorunun çözümü, şiddeti kesin bir dille reddetmekten geçiyor. Bugünkü şiddet politikası ile sorunların çözümüne engel olan PKK, silahı derhal bırakmalıdır. Sivil ve demokratik çözümde inandırıcı olmak istiyorsa, aynı zamanda kendisinden farklı düşünen eski yol arkadaşlarına ve kendisinden farklı yaklaşım sergileyen diğer Kürt örgüt ve bireylerine karşı daha tahammüllü olmalı ve şiddetten vazgeçmelidir. Yapılacak olan, PKK terörüne bölge dışından verilen desteği kesmek ve sorunu tümüyle ortadan kaldırmak olacaktır.' Konferansta ilgiyle izlenen sosyolog-yazar İsmail Beşikçi ise, PKK’nin silahlı eylemleri tırmandırmasının, ne Kürtlere, ne Türkiye’ye, ne bölge barışına, ne de kendisine hiçbir yararı olmadığını, PKK’nin demokratik cumhuriyet tezinin algılanması, kavranılması ve sorunların çözümü konusunda temel olamayacağını vurgulayarak; “Türkiye, rejimin normalleşmesi, demokratikleşmesi, sivilleşmesi, özgürlük alanının genişletilmesi ve Kürtlerin taleplerinin büyük ölçüde karşılanması açısından adeta devrim niteliğinde değişiklikler yaptı. Yapılanlar henüz eksik olabilir, tam anlamıyla uygulamada yansıması görülmeyebilir. Ancak, yapılanları küçümsememek, sahiplenmek ve üzerine daha iyilerinin inşa edilmesi için fırsat verilmesi gerekiyor. PKK yönetiminin, şiddet politikasında ısrarın, her şeyden önce kendisini marjinalleştireceğini bilmesi gerekir. Demokratik reformlar ardı ardına gerçekleşirken, bölgede huzur ve güven yeniden tesis edilmiş, sosyal ve ekonomik yatırımlara başlanmışken, PKK yönetiminin yeniden silahlı eylemleri tırmandırma kararı alması ve bunu Abdullah Öcalan’ın cezaevi koşullarına endekslemesini ciddi olarak irdelemek gerekiyor. PKK, derhal şiddet politikasına son vermelidir” dedi. Bu konferansın ortaya koyduğu bir gerçek de, özgür tartışmanın Kürt hareketi içindeki farklı seslerin öne çıkmasını sağlayabileceği idi. PKK’nin şiddete dayandırdığı tek sesli siyaseti demokratik ortamlarda sürdürmesi mümkün görünmüyor. Her türlü muhalefetin, bölge sorunlarına farklı yaklaşımın sesini zor kullanarak kısan PKK’nin, Kürtler içinde gelişen demokratik çözüm arayışlarını engellemesi giderek daha da zorlaşıyor. Demokratik tartışma zeminleri bu yolun daha da gelişmesini sağlıyor. İşte Kürt hareketi içinde kadının yeri… Konferanstaki tartışmalar, örgütün kendi ideolojisinden, duruşundan bağımsız bir kadın hareketi gelişmesinden duyduğu rahatsızlığı da ortaya koydu. Cinsel kimliğini, etnik kimliğinin önüne koyan kadınlar, katı bir Kürt milliyetçiliği çizgisi izlemek isteyenleri rahatsız ediyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde devlet, eline silah almış bir grubu muhatap kabul ederek masaya oturmaz. PKK, kendisine karşı çıkan ve silaha sarılan bir gruba “Gel masaya oturalım” der mi ki, bunu devletten bekliyor?.. PKK, tez elden koşulsuz silah bırakmalıdır. Şiddet politikasına karşı çıkan Kürt aydın ve siyasetçilerini öldüreceğine, yandaşlarına gözdağı vereceğine, demokrasi ve barışın önünü açmalı, Kürtlerin kanayan yarasını durdurmalıdır. Bunun için devletin adım atmasını beklemek yerine, biran önce koşulsuz silah bıraktığını açıklayarak, hukukun ve demokratik reformların önünü açmalı, topluma nefes aldırmalıdır. Evet, bölgemiz yeniden şekilleniyor veya büyük bir kaosa sürükleniyor olabilir. Ancak, Türkiye’nin önündeki en sağlam seçenek şiddet üretmeyen demokratik bir ortam sağlamaktan geçiyor. Avrupa Birliği standartlarına dayalı, insan haklarına saygılı, demokratik, laik bir Türkiye, kendini bölgenin çalkantıları dışında tutabilecektir. Acılar tabii unutulmayacak, ama acıların esiri de olunmayacak. Önemli olan, acılardan ders alıp birlikte barış içinde yaşamanın yollarında yürümeyi öğrenmektir. Artık yaşanan acıların geçmişte kalması, yeni bir beyaz sayfa açılması gerekiyor. Şiddet ve terörün, çözüm olamayacağı görülmüştür. Çözüm; özgürlükçü demokrasidedir. Farklı etnik ve kültür gruplardan oluşan toplumların birarada kardeşçe yaşaması, ancak özgürlükçü demokrasi içerisinde mümkün olabilir. Dünyadaki deneyimler de bunu göstermektedir. Demokrasinin tam olarak uygulanması, şiddetin ve ayrılıkçı görüşlerin hemen son bulacağı anlamına gelmeyebilir. Ama uzun vadede demokratik yöntemin başarılı olacağından kuşku duyulmamalıdır. Serhat Ararat Araştırmacı Yazar serhatararat1@hotmail.com
14 Mart 2006 Salı

 

 
Konuyla ilgili diğer haberler
İlişkili güncel haber bulunamadı..

 

 


Bu sayfada giriş kısmına yer verilen haberlerin her türlü telif hakkı giriş metninin altında yer alan haber kaynaklarına aittir. Haber girişlerine bu sayfada, telif hakları mevzuatına uygun bir şekilde, bilgi vermek amacıyla yer verilmiştir ve tıklandıklarında doğrudan doğruya haber kaynağının web sitesinde ilgili sayfaya geçiş yapılır. 23.11.2008 11:45:30
 
Telehaber.Com - Ana Sayfa - Webmasterlar için - İletişim telehaber.com

(C) 2005 TeleHaber. Sitenin tüm hakları Yeni Medya Elektronik Yayıncılık Ltd.Şti'ye aittir.