Prof. Dr. Özbudun'un Hazırladığı Anayasa Değişiklik Taslağı, Gül'ün Köşke Çıkmasına Rağmen Cumhurbaşkanının Görevlerini Sınırlandırıyor. İşte Madde Madde Sivil Anayasa...
Haberler.Com, 24.08.2007 12:41
İbrahim Karsal
Anayasa’ nın 125. inci maddesinin 6. fıkrası aynen buyurmaktadır ki:
“-İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve
idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının,
birlikte gerçekleşmesi durumunda,
gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.” (Madde anlatımını parçalara ben ayırdım)
Bu madde, Türkiye Cumhuriyetinin niteliklerinin belirtilmiş olduğu 2. madde düzenlemesine, buradan belirtilen niteliklere; devletin demokratik-sosyal-hukuk devleti olması niteliklerine aykırıdır.
Demokratik-Sosyal-Hukuk devletlerinde Anayasalar; yurttaşların, idareye karşı korunması kaygısını taşırlar. Var olan Anayasamızda bu kaygı tersinedir: idarenin yurttaşlara karşı korunması ilkesini benimsemiş bir Anayasa’ ya sahibiz.
İdarenin bir işlemi ile hakkı zarara uğrayan yurttaş, idari yargıya başvurduğunda; bu işlemin iptali davası yargısında öncelikle davalı işlemin yürütülmesinin durdurulmasını engelsize isteyebilmelidir.
Birinci engel, bunun için işlemin AÇIKÇA hukuka aykırı olduğunun kabul edilmesi engelidir. Hukuka aykırılık, açık olmayarak bulunmakta ise yurttaşın isteği geri çevrilecektir. Yurttaşın isteğinin önündeki AÇIKLIK engeli kaldırılmalıdır.
“Açıklık” engelinin kaldırılması “Yargı bağımsızlığı” ilkesinin de zorunlu sonucudur. Bir yargıca, önüne gelen davadaki yürütmeyi durdurma isteğini sonuçlandırmasını, onun AÇIKÇA hukuka aykırı olduğunu kabul etmesine bağlı kılmak; davanın sonucu hakkındaki oyunu önceden belli etmeye zorlamak ile eş anlamlıdır. Anayasa’ da bu zorlama vardır, kaldırılmalıdır.
İkinci engel, yurttaş zararındaki TELAFİSİ GÜÇ VEYA İMKÂNSIZ OLMA özelliği ve şartıdır. Bu şart İdareye telafisi kolay zararları verme olasılığı tanımaktadır ki; hukuk devletinde böyle hareket özgürlüğü, kimsede olamaz.
Üçüncü ve büyük engel, kaydı geçen iki şartın varlığının BİRLİKTE gerçekleşmesinin aranması şartıdır. Düşünülmelidir ki; şartların hukuk devleti ile bağdaşırlığı hiç tartışılmasa bile, yani şartlar UYGUN kabul olunsalar bile; örneğin, açıkça hukuka aykırılık şartı var, fakat zarar telafisi mümkün zarar ise açık hukuka aykırılık sineye çekilecek; açık hukuka aykırılık şartı yok ve olmadığı için telafisi güç veya imkânsız zarar, salt açık hukuka aykırılık var olmadığından sineye çekilecektir. Hukuk Devleti, yurttaşına bunu nasıl önerebilir?
Anayasa’sının 2. maddesiyle Hukuk Devleti olduğu kabul edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti, vatandaşlarına bunu önermiş, güdümlü referandumunda kabul ettirmiş ve 25 yıldır da uygulamaktadır.
24 Ağustos 2007 Cuma
Konuyla ilgili diğer haberler
İlişkili güncel haber bulunamadı..
Bu sayfada giriş kısmına yer verilen
haberlerin her türlü telif hakkı giriş metninin altında yer alan haber
kaynaklarına aittir. Haber girişlerine bu sayfada, telif hakları mevzuatına
uygun bir şekilde, bilgi vermek amacıyla yer verilmiştir ve tıklandıklarında
doğrudan doğruya haber kaynağının web sitesinde ilgili sayfaya geçiş
yapılır. 23.11.2008 10:34:45